BİR SEYEHATTEN GERİYE KALAN MEYMENETSİZ CUMLELER 21:11 25 subat 2009 malatya yollarında…gıttıgım her yerde muhakkak bırseyler yazmayı kendıme odev bılırım. ama bazen anlamlı kelımeler kuramazsın, soylemek ıstedıgım bu degıl dersın ve butun anlatmak ıstedıgını üç kelımelere bırakırsın... Ezber
Dengesizler
Benden Gayrisi
Hatice Kaya Kelime oyunu Teilen Acı anlar gelir bir an aklıma.. bir şeyler yazmak isterim başını bulamam. Belki de sonunu bulamam diye korkarım. aklıma gelir bugüne kadar karşılaştığım insanlar. onları anlatmaktan aciz onları değerlendirmekten zavallıyımdır. Belki dil yetmezliğidir. Belki de güvensizliğimdir ama bilirim ki karşımda duran yoksul ve zavallı yardım dilerMonolog ( ben ve yine ben) Adam niye gitti? Giderken niye vedalaşmadı ki? Ben ne yapmıştım? Aslında ben bir şey yapmadım. O öylesine kafasında öyle estiği için gitmiştir. Ama olsun. Giderken neden vedalaşmadı ki? Geldiğinde selam da vermedi. güzel mi? Cirkin m? Her gün, her an ve her kişiye karşı bir rahatsızlık duyulur. dünyanın en eski tespiti şudur: “İnsanlar eğriyse doğruyu, doğruysa eğriyi ararlar.” Yine en eski tespitlerden birisi:” insan kendinde bulamadığını başkasında gördüğü zaman karalamaya kalkışır”.yurtsuz düsünceler Nasil,Nerden, bilmiyorum ama tam basimi Gökyüzüne dogru uzatigimda aniden bir samariner suratima, eyvah yandim yine.... Yine nerden yanlis yaptim ben saatler ve günlerce düsünürüm Hic bir sey bulamam, Ne bir Neden nede suratima indirilen samarin nicin indigini anliyamam bir türlü, |
BIZIM KÜCÜK SAVASCILARIMIZ: Bu gün ülkemizde sayisizca kücük yaslardan zor hayat sartlarindan dolayi acimasiz yasam mücadelesi veriyor.Ailelerine maddi destek sunmak icin cok zor sartlar altinda calismak zorundalar bunlarin cogunlugu ise bir kac milona calismaktan’dir sabahin ilk isiklariyla baslar aksam karanligina kardar dur durak bilmeden bir kosturma icinde kendilerini buluyor.Aksam eve giderlerken cogunlugu ise cöpten topladiklari yemek artiklari ve yiyecek bulduklari icin o günün yorgunlugunu unutup en azindan aksam yiyecek bir seylerin oldugu mutlulugu yasiyorlar……Viktor Jara
Bir varmış.. ÜZÜNTÜ, NEŞE,BİLGİ, SEVGİ, ZAMAN Uzun yıllar önce tüm insani duyguların yaşamakta olduğu bir ada varmış: iyimserlik,üzüntü,bilgi … ve diğer duygular gibi sevgi de. Günlerden bir gün duygulara adanın batacağı bildirilmiş... Bunun üzerine herkes gemisini hazırlayıp adayı terketmiş. KEDİ Oturmuş penceremin dibindeki banka,Keyif yapıyor. Bacaklarını açmış kış güneşiyle sevişiyor. Hemen yanında kardan patikam… Sonra bana ilişiyor yemyeşil gözleri. Sakalımdan korkmuş olmalı ki; Bir mülteci Yahut güzel kediler katili sanıp uzaklaşıyorEy güzel kedi! Beni yalnız koyup nereye gidersin Gidecek sanki evin mi var? Kapısını açacak kasap, Kuytu köşeleri paylaşacak ayyaşlar mı var? Ben yıne alı rıza amcanın bodrum katında, Yıne yalnız basıma… Ne dıyordu SEZEN : ‘’Bir kedim bile yok’’…
Kalender Durukan Ali Rıza amcanın kıralık bodrum katındanki günlerim…13.01.2007 Sen gök kubbe altındaki ebedi ser-i hoşSenden başka yok ki bu dünyada baki Sen gök kubbe altındaki ebedi ser-i hoş Ben senin bedeninde lal olmuş sarhoş İnanna İnanna'dan Hathor'a yitik uygarlıkların gizemli tanrıça figürleri Bugün varolan durum ne olursa olsun, dünya üzerinde erkeklerin egemenliğinin hiç de "vazgeçilmez" sayılmadığı bir dönemin yaşandığına ilişkin yadsınamaz kanıtlar yüz yılı aşkın bir süredir önümüzde duruyor. Arkeoloji ve antropolojinin yirminci yüzyılda edindiği bilgilerle iyice aydınlanan "şematik" anaerkil toplum döneminden söz etmiyoruz. İnsan uygarlığının bu gezegen üzerinde biçimlendiği ilk ve bilinmez dönemdeki kadın figürlerinin çarpıcı ve silinmez izleri, daha başka, daha yoğun bir "kadın ağırlığı"nın altını çiziyor. O denli çok ama ne yazık ki o Aşık Nimri Dede (İsmail Dehmenoğlu) 1909 yılında Elazığ'ın Keban ilçesine bağlı Nimri (şimdiki adıyla Pınarlar) köyünde doğdu. Mahlasını köyünün eski adından almıştır. 12 yaşındayken baba ve annesini yitirdi. Kardeşleriyle birlikte yetim ve öksüz kaldı 1925 yılında İstanbul'da yaşamakta olan uzak bir akrabası Nimri Dedenin yetimliğine acır ve kendisini İstanbul'a aldırır. Nimri Dede'yi İstanbul'daki Numune-i İrfan adlı bir okulda üç yıl okutur. Ne var ki okula geç yaşta başlayan Nimri Dede, yaşının büyüdüğü gerekçesiyle üç yıl sonra öğrenimden uzaklaştırılır. Aşık Nimri Dede'nin Hz. Mevlana'ya da bağlılığı bilinmektedir.MOTİVASYON TEORİLERİ “Lu’lu yaşlı devlet adamlarından biri Konfüçyüs’ e sordu; insanları nasıl ciddi ve sadık kılabilirim ki hevesle çalışsınlar?’ Konfüçyüs dedi ki; ‘onlara başkanlık ederken saygınlığı eksik etme ki ciddi olsunlar. Babacan ve şefkatli ol ki, sadık olsunlar. İyiyi teşvik et, acemiye öğret ki hevesli olsunlar.” Konfüçyüs |


21:11 25 subat 2009 malatya yollarında…
Köse basinda dengesizlerin kemani caliyordu. Kemanin tellerine dokunuslarini dahi anlamsiz kildiklari mekanlarda, kemansiz keman calanlar ile doluydu.Ama buna ragmen keman caliyorlardi. Herhangi bir mekanlarda edepsizce devrimcilikler baslatiliyordu. Bir tek dengesizin gördügü bir kösede ince hesaplar dokunuyordu. Birileri oturmus diger karsisinda oturan diger üc kisiye kimi nasil dövdügünü ve ne kadar güclü oldugunu anlatiyordu. 
Acı anlar gelir bir an aklıma.. bir şeyler yazmak isterim başını bulamam. Belki de sonunu bulamam diye korkarım. aklıma gelir bugüne kadar karşılaştığım insanlar. onları anlatmaktan aciz onları değerlendirmekten zavallıyımdır. Belki dil yetmezliğidir. Belki de güvensizliğimdir ama bilirim ki karşımda duran yoksul ve zavallı yardım diler
Adam niye gitti?
Her gün, her an ve her kişiye karşı bir rahatsızlık duyulur. dünyanın en eski tespiti şudur: “İnsanlar eğriyse doğruyu, doğruysa eğriyi ararlar.” Yine en eski tespitlerden birisi:” insan kendinde bulamadığını başkasında gördüğü zaman karalamaya kalkışır”.
Nasil,Nerden, bilmiyorum ama tam basimi Gökyüzüne dogru uzatigimda aniden bir samariner suratima, eyvah yandim yine.... Yine nerden yanlis yaptim ben saatler ve günlerce düsünürüm Hic bir sey bulamam, Ne bir Neden nede suratima indirilen samarin nicin indigini anliyamam bir türlü,
Bu gün ülkemizde sayisizca kücük yaslardan zor hayat sartlarindan dolayi acimasiz yasam mücadelesi veriyor.Ailelerine maddi destek sunmak icin cok zor sartlar altinda calismak zorundalar bunlarin cogunlugu ise bir kac milona calismaktan’dir sabahin ilk isiklariyla baslar aksam karanligina kardar dur durak bilmeden bir kosturma icinde kendilerini buluyor.Aksam eve giderlerken cogunlugu ise cöpten topladiklari yemek artiklari ve yiyecek bulduklari icin o günün yorgunlugunu unutup en azindan aksam yiyecek bir seylerin oldugu mutlulugu yasiyorlar……
şilide pinoche faşizminin. işkence ve zulmün en yoğun yaşandığı yıllar. diktatörün işine gelmeyen halk türkülerinin dahi yasaklandığı dönemlerde victor jara büyük bir yiğitlik örneği sergileyerek türkülerini söylemeye devam ediyordu. önce gitar çalan kollarını bileklerinden kestiler. yılmadı gitarsız söylemeye devam etti.dilini kestiler.yılmadı boğazından gelen sesle hımlayara devam etti.bir stadda taşlanarak öldürülme emri verildiğinde.ölümsüz ozanın şu sözleri tarihe geçti. ben türküleri güzel oldukları için söylemiyorum. sesim güzel diyede söylemiyorum. türküleri söylemenin gereklililiğine inandığım için söylüyorum.. victor jara...
ÜZÜNTÜ, NEŞE,
Oturmuş penceremin dibindeki banka,
İnanna'dan Hathor'a yitik uygarlıkların gizemli tanrıça figürleri
1909 yılında Elazığ'ın Keban ilçesine bağlı Nimri (şimdiki adıyla Pınarlar) köyünde doğdu. Mahlasını köyünün eski adından almıştır. 12 yaşındayken baba ve annesini yitirdi. Kardeşleriyle birlikte yetim ve öksüz kaldı 1925 yılında İstanbul'da yaşamakta olan uzak bir akrabası Nimri Dedenin yetimliğine acır ve kendisini İstanbul'a aldırır. Nimri Dede'yi İstanbul'daki Numune-i İrfan adlı bir okulda üç yıl okutur. Ne var ki okula geç yaşta başlayan Nimri Dede, yaşının büyüdüğü gerekçesiyle üç yıl sonra öğrenimden uzaklaştırılır. Aşık Nimri Dede'nin Hz. Mevlana'ya da bağlılığı bilinmektedir.
“Lu’lu yaşlı devlet adamlarından biri Konfüçyüs’ e sordu; insanları nasıl ciddi ve sadık kılabilirim ki hevesle çalışsınlar?’ Konfüçyüs dedi ki; ‘onlara başkanlık ederken saygınlığı eksik etme ki ciddi olsunlar. Babacan 

