Dar Sokakta Dar Zaman-Hasan Kaya
| Yazilar - Hasan Kaya |
Kaçıncı mevsimdi, aylardan hangisi? Takvim yaprağından hangi gün sallanıp düşmüştü bilen yok. Kadın güzeldi. Yüreği kadardı güzelliği. Yüzü aynasıydı yüreğinin. Gözlerinde ışıklı bir gülümseme vardı. Sabaha koşan bir ay gibiydi sokağa girişi...
Adam yorgun yalnızlıklardan dönüyordu. Dilinde bir sevda türküsü. Ezgisi kim bilir kaç bin yıldan kalmış. Saçlarında rüzgârın izi, daldı sokağa...
Dar bir sokaktı girdikleri. Dar bir zamandı.
Karşılaştıklarında yan yana geçip gidebilirlerdi. Öyle olmadı. Durdular birden yol bitmiş gibi... Zaman durmuş gibi...
Önce ne diyeceklerini bilemediler. Baktılar öyle. Sonra bakmakla kalmayıp zorlanan birkaç söz ettiler. Kendileri de ne dediklerinin ayrımında olmadan.
Sustular. Geçen yılların pası dillerinde kelepçe.
Ne diyeceklerini bilmeyen iki insanın yabancı yalnızlığıydı karşı karşıya susan...
Konuşmak bazen her şeyi anlatamaz. Susmalarda bir destan yazılır ve onlar susarak konuştular. Dar bir sokakta, dar bir zamanda karşılaşmışlardı. Her ne anlatılacaksa hemen anlatılmalıydı! Diller sustu. Gözler konuştu. Dinledi gözler.
Nasıl olduysa, nereden geldiği bilinmez bir cesaretle adam elini uzattı. Ürkek kaçan bir eli yakaladı. Dar sokakta, dar zamanda.
Sıcaktı tutuğu el. Tutulunca daha sıcak olmuştu... Çabuk yendi ürkekliğini ürkek el ve rahat bir halaya girmiş gibi tuttu eline uzanan eli.
Dar sokaktı, dar bir zamana düşmüşlerdi... ne söylenecekse hemen söylenmeliydi. Adam başını kaldırdı. Akıp giden bulutu gördü, dar sokağın iki yanındaki evlerin saçaklarının müsaade ettiği boşluktan. Bir bulut akıp geçiyordu. Dar sokakta dar zamandı. Ömrün kısalığı kadar kısaydı zaman.
Kaybedecek zamanı yoktu adamım. Kaybedecek zamanı yoktu kadının.
Nasıl olduysa dar bir sokakta, dar bir zamanda iki ses çarpıp birbirine yankılandı. Akan bulut durdu. Saçaktaki serçe sustu. Pencerenin pervazındaki saksıdaki begonyalar, kasımpatları, eğilip baktılar.
Dar sokakta, dar zamandı. Kaldırım taşları, asfalt yol, saçakta serçe, pencerenin pervazında begonyalar, kasımpatları sustular...
Birbirine çarpıp yankılanan “SENİ SEVİYORUM” diyen iki sesti çınlayan. Yıllar önce unutup söyleyemediklerini dar bir sokakta, dar bir zamanda söylediler.
***
Dar bir sokakta dar bir zamandaydılar ve ömür sanıldığı kadar uzun değildi.
Kollar açıldı.
Kollar sardı.
Aralarından su sızmaz yel geçmez gibi sıcak sımsıkı sarmalara hasret...
Dar bir sokaktı dar bir zamanda el ele çıktıkları...
Hasan Kaya



